Web sitemizin olması şart mıdır?



Geçen gün bir firma ile yaptığımız toplantıda, firma;
"Sadece Instagram'dan takipçi alsam, hani şu kaydırmalı posttan eklesem ve kişiler formu doldursa, ben de satış yapsam.." diye bir taleple geldi.
Firma senenin başlarında kurulmuştu, henüz bir sosyal medya sayfası ve bir web sitesi yoktu.
Şahıs ve kurumlar bir firma ile çalışmaya karar verirken sektör ne olursa olsun güven esasına dayanan bir iletişim kurulur. Hizmet / ürün alınacak firmanın ofisi, yaklaşımı ve konuya hakimiyeti bu güvenin ana temellerini oluşturur. Bu izlenimi yüzyüze ofisinizde yapılan bir görüşmede, az ihtimalle telefonda ve ofisinizdeki toplantıya yaklaşacak derecede web sitenizle ya da ürün satışı yapan e-ticaret sitenizle sağlarsınız.
Bugün ofisteki arkadaşlardan biri sanırım 15 senelik olduğunu tahmin ettiğim bir Tiyatro sahnesinin web sitesini nostaljik bir resme bakar gibi incelerken, bana "Akrep Nalan'ın web sitesi duruyor mu acaba?" diyince merak ettim ve ne demek istediklerini anladım.

İnsanlara bir ürün veya hizmeti ticaret ahlakı ve kurumsal bir yapıyla vermek için bunun gerekliliği olan firmanızın Internet üzerinden tanıtımını, hedef kitlenize göre uygun mecralarda yapmak, ek bir bütçe istemeden demirbaş giderler arasında sayılmalıdır. "Önce para kazanalım, sonra web sitesi yaparız." düşüncesi sektöre yenik girmenizi sağlayabilir.

Sosyal medya, google reklamları, sosyal medya reklamları, radyo reklamları gibi görsel ve duyusal reklamlar firmanızın merkezi tanıtım noktası olan web sitenizi hedef gösterir. Çünkü web siteniz, firmanızı uygun ve detaylı biçimde tanıttığınız veya satış yaptığınız vitrininiz / mağazanızdır.

O nedenle firmanın web sitesi bir orkestra şefi gibi merkezde ve diğer enstrümanlar etrafında olduğu zaman güven veren bir tanıtımdan bahsedilebilir.

Ücretsiz ihtiyaç analizi ve sonrasında üretebileceğimiz çözümler için bize 0.312 920 00 44 veya bilgi@met-aybilisim.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Burcu Aydoğan Altın
MET-AY Bilişim Ltd.Şti.

Web Yazılımınızı nasıl alırdınız?

Web yazılımı, internet üzerinde çalışması birinci şartı olmak üzere, görsel tasarımla birlikte sunulabilen fakat genelde web sitesinin arka planında yer alan uygun kodlar bütünüdür.
Web tasarımı ise bu kod mekaniğine giydirilen görsel kılıftır diyebiliriz.

Kişi veya firma ihtiyacını doğrudan tespit edebilir veya sadece yaşadığı sonuçlar ele alınarak bu sonuçları meydana getiren sebepler ve bu sebeplerin değişmesi için gereken çözümler ihtiyaçları anlamamızı sağlayabilir.

Sektörünüz ne olursa olsun işlerin doğru ve sağlıklı ilerleyebilmesi için planlanması, takibi ve ölçülmesi gereklidir. Ölçüm sonrası verilerle yeniden planlama aşamasından düzenlemeler yapılması gerekebilir.

Örneğin; şirketinizde 5 tane satış elemanınız var, doğal olarak günlerinin çoğunu ofis dışında geçiriyorlar. Pazarlama elemanlarının müşterilerin tespiti, randevu alınması, görüşme, görüşme sonrası teklif verilmesi, tekliflerin takibi, sözleşme süreci, işin teknik birime sipariş olarak aktarılması, müşteri ilişkilerine teslimi vb. kabaca aşamaları mevcuttur.
Web yazılımı bu örnekteki gibi bir fabrika bandında ürün çıkana kadar olması gereken aşamaların organize ve takibi için gereklidir. Yazılım önündeki Web eki, yazılımın internet üzerinden bilgisayar veya akıllı telefon / tabletle her saniye ve her noktadan erişilebilir olmasını sağlar.

Verdiğimiz örnekte de satış departmanının plan, takip ve ölçme süreci kişilerin inisiyatifine değil, kurulan sistemin özelliklerine bağlı olarak oluşturulan web yazılımının tüm verilerini toparlayıp okuduktan sonra raporlayıp yönetime sunmasını sağlar.

Web yazılımı bu gibi bir online iş takip programı olabileceği gibi;
Mevcut işinizi internete online mağaza açarak taşımanızı,
Kurumsal web sitenizin her noktasını yönetim paneli ile yönetmenizi,
Başka markaların ürünlerini satabileceği bir online pazar yeri yazılımı da olabilir.

Sektör ve o sektörde çalışan firmanın ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan özel yazılımlar firmanın proje hazırlanmadan önceki ihtiyaçları dikkate alınarak yapılır. Projenin ortaya çıkması kadar sonrasındaki destek süreci de oldukça önemlidir. Proje uygulamaya konduğunda muhtemelen ortaya yeni ihtiyaçlar çıkacaktır ve bunların mevcut yazılıma adaptasyonu ile yazılımın geliştirilmesi en sağlıklı olarak o yazılımı ilk hazırlayanlarla mümkün olacaktır.
Bu nedenle web yazılımı ihtiyacınızı hazırlayacak bilişim firmasını seçerken firmanın daha önceki yazılım tecrübeleri, mümkünse o tecrübeleri elde ettiği firmaların geri bildirimleri, satış sonrası destek ve yazılımı güncelleme hizmetlerini de bütçe kadar önemseyerek karar vermeniz doğru olacaktır.

İhtiyaç analizi ve sonrasında üretebileceğimiz çözümler için bize 0.312 920 00 44 veya bilgi@met-aybilisim.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Burcu Aydoğan Altın

Yazılım benim mi olacak yoksa sizden kiralayacak mıyım?

Web yazılımı ihtiyaçlarınızda size özel hazırlanan bir yazılımı tümüyle sizin kontrolünüzde bir sunucuda ve size aitmiş gibi barındırsanız da yazılım aslında sizin kontrolünüzde değildir ve olmamalıdır da.
Çünkü yazılımın ihtiyacı olan ilgi ve beslemeyi yine yazılımı yazan kişinin yapması gereklidir.
Olası hata ve güncellemeleri en doğru ve hızlı şekilde o yazılımı yazan yapabilir.
Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır misali, hiç bir yazılımcı bir başkasının yazdığı koda müdahale etmek istemez, mümkünse yenisini yazmayı tercih eder.

Maalesef her kod yazan kişi yazılımcı değildir. Hesaba katmadığı problem senaryolarını düşünüp, hepsi için olası çözüm alternatiflerini ve tepkime sürelerini de hesaplaması gereklidir. Birbirinden farklı kullanıcıların aynı veya farklı zamanda kullanacağı web yazılımları, bilinçli ve bilinçsiz ancak aynı sebep ve sonuç yolundaki ziyaretçiler tarafından kullanılır.

Örneğin; ilk defa bir e-ticaret sitesine girmiş bir kullanıcı ile her gün online alışveriş yapan kişinin karşılaşağı ve ihtiyacı olan olası problemler ve onların çözümleri aynı değilken, bu kişilerin siteye giriş sebebi ve almaya çalıştığı alışveriş sonucu aynıdır. Ancak ilk kez bu deneyimdeki kullanıcı size sadece bir şans verir ve sitenin olası hatalı ya da çözümsüz tepkisinde güvenini kaybederek, "Ne biçim site yapmışlar.." deyip, bir daha gelmemek üzere gidecektir. Bilinçli kullanıcı ise sizi yazılımcınızın belki de unuttuğu "hata yönetimi" görevini üstlenerek, sitenizde karşılaştığı sorunu size bildirerek sizinle çalışmaya devam etmek isteyecektir.

Size özel hazırlanacak olan yazılım sadece sizin ve o anki istekleriniz dikkate alınarak hazırlanır, oysaki bir yazılımı konuyla alakalı ne kadar fazla ve farklı firma kullanıyorsa ihtiyaç olasılıkları o kadar farklıdır. Bir firma yine ne kadar uzun zamandır bu yazılımı hazırlıyorsa, ihtiyaç olasılıklarına karşı o kadar çözüm üretmiş olacaktır.

Yazılımcının güçlü yanı problem çözebilme yeteneğindedir.

MET-AY Bilişim olarak yaklaşık 12 yıldır E-ticaret, Turizm ve farklı sektörlere özel web yazılımları hazırlamaktayız. Her ihtiyacınıza karşılık verecek bir yazılım, her gün mutlu olmanızı vaad etmek kadar hayalci olacaktır ancak ihtiyaçlara doğru ve hızlı çözümler üretmek firmamızın misyonu arasındadır.

İhtiyaç analizi ve sonrasında üretebileceğimiz çözümler için bize 0.312 920 00 44 veya bilgi@met-aybilisim.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Burcu Aydoğan Altın

Web Sitemi kendi sunucumda barındırabilir miyim?

 

Web sitesi ve hatta eticaret sitesi yaptırmak istiyorsunuz ancak bir endişeniz var, ya bilgilerim, üyelerimin bilgileri kaybolur veya siteyi yapan kişilere tekrar ulaşamazsam.. diye haklı kuruntulara sahipsiniz. Bir de birkaç arkadaşınız benzer şekillerde kötü tecrübeler yaşamışsa en iyisi ben web sitemin yayınlanacağı sunucuyu kendi yönetimimde tutayım diye düşünebilirsiniz.
Ancak o da neticede birilerinin kontrolündeki bir veri merkezinde barınıyor olacaktır, yani evinizdeki / dükkanınızdaki kasa gibi sizin kontrolünüzde olmayacaktır. Ve olmamalıdır da.

Burada dikkat edilmesi gereken birkaç nokta mevcuttur;
1-Sitenizi profesyonel bir firma ile yapmalısınız.
2-Firmanın müşterileri ile görüşerek yorumlarını almalısınız.
3-Firma ile endişelerinizi açıkça konuşmalı ve size önerecekleri çözümleri öğrenmelisiniz.
4-Veri merkezinin ne sıklıkla yedek aldığını ve bunlara ne zaman / nasıl ulaşabileceğinizi öğrenmelisiniz.
5-Çalışacağınız firma sizin şehrinizde değilse de mutlaka web sitenizi veya sanal mağazanızı emanet edeceğiniz firmayı kalkıp ziyarete gitmelisiniz.
6-Her işletmenin bir gün işleri ters gidebilir ve sözleşmenizdeki haklarınız bir avukat ile incelenmiş olmalıdır.

Bu hususlarla ilgili önlem ve belirsizlikleri ortadan kaldırdığınızda firma ya da markanızı güven / huzur / şevk ve başarıya ulaştıracak niyetler geri gelmiş olacaktır.

Alacağınız hizmete karar verirken, bütçe konusuna gelmeden önce bu koşulları değerlendirmeniz gereklidir. O zaman sadece akrabanız, komşunuz veya en ucuzu olan değil, gerçekten sizin ihtiyaçlarınıza cevap verebilecek bir firmayla çalışabilirsiniz.

İhtiyaç analizi ve sonrasında üretebileceğimiz çözümler için bize 0.312 920 00 44 veya bilgi@met-aybilisim.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Google Fred ile Dost olabilmek için neler gerekir:

Google, yıl boyunca arama algoritmalarını sürekli olarak ayarlar ve günceller.
Bununla birlikte, az sayıda güncelleme, Fred'in yaptığı gibi bir tür doğrudan etkiye sahip olmuştur.

Fred'in piyasaya sürülmesinden sonra bazı siteler kaybettiği trafiği yeniden yakalayabilmek için uzun süre mücadele etmişlerdir.


Fred; Google’ın web yöneticisi yönergelerini ihlal eden web sitelerini hedefler.
Etkilenen sitelerin çoğunluğu, çoğunlukla reklam geliri oluşturmak amacıyla oluşturulmuş görünen düşük kaliteli gönderilere sahip bloglardır.


Gelecekteki güncellemelerin sonucu olarak trafikteki olası düşüşlere karşı neler yapmalısınız?

 

📌Google Fred ile Dost olabilmek için neler gerekir:

▶Stratejik SEO Çalışması yapmak
▶Özgün içerik yayınlamak
▶Özgün içerikleri özgün formatlar ile yayınlamak
▶Sitenin ana konusu ile alakalı içerik yayınlamak
▶Sicili tamamen temiz olan sitelerden backlink almak .
▶Site tasarımının mobil uyumlu olması ve kaliteli görsel kullanılması
▶Özgün görsel kullanmak ↪🔊
#metaybilisim #googlealgorithm. #seo #content #blackhatseo #mobilsite #googlefred #googleupdate #2017 #analytics #marketing #ankara #cankaya

Sosyal Medyada Bulunmanın Firmalara Sağladığı Avantajlar:

We Are Social 2018 Türkiye İnternet, Sosyal Medya ve Mobil Kullanıcı İstatistikleri’ne göre:

81 milyon nüfusa sahip ülkemizde;

        Nüfusun %67’sini oluşturan  

54.3 milyon internet kullanıcısı

        Nüfusun %51’ini oluşturan  

51 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı

        Nüfusun %54’ünü oluşturan 

44 milyon aktif mobil sosyal medya kullanıcısı

          bulunuyor.
        Bu rakamlardan yola çıkarak sosyal medyayı kullanan firmalar kullanmayan rakiplerine göre avantajlı duruma geçmiş oluyorlar.



  • Marka Bilinirliğinde / Şirket Tanınırlığında Artış:Hedef kitle ile yakınlaşmayı, karşılıklı bilgi alışverişi yapabilmeyi, bireylere ulaşabilmeyi ve beklentilerini ortaya çıkarmayı  sağlamaktadır.+ Müşteri İlişkileri Yönetimi ( CRM) : Müşteriler ve potansiyel müşteriler kendileri ile birebir ilgilenildiğinde memnun olmakta ve bunu yapan şirketleri ve markaları daha yakın hissederek benimsemektedirler.Hedef kitlelelerin olumlu / olumsuz düşüncelerini   yanıtlayan  firmalar bireylerin güvenini kazanmaktadır. Olumlu / olumsuz tepkilerin gözlenmesi – oldukça hızlanmaktadır.
  • Doğru Marka İletişimi: Sosyal medya ortamında yer almamak  birelerin bir firma hakkındaki  fikir ve düşüncelerini öğrenememelerine neden olmaktadır.Firmanın tanıtıcı bir sayfasının olmasımarka iletişimi adına önem taşımaktadır.+ Satışlarda Artış: İnternet ortamında firmanın tanınırlığının artması ile  potansiyel müşterilerin ulaşımı kolaylaşmakta  ve firma ile iş yapabilme olasılığı artmaktadır.Bir web sitemizin de varolması potansiyel müşterilerin bizimle ilgili daha fazla bilgiye ulaşmalarına  ve müşterimiz olmalarına yarayacaktır.
  •  Web Sitemize Trafik Sağlaması: Sosyal medya ortamında bireyleri bilgilendirirken aynı zamanda sayfamızdaki doğru adrese yönlendirilmelerini sağlamamız gerekmektedir. Ziyaret eden bireyi ana sayfaya yönlendirdiğimizde istediği bilgiye ulaşması gecikmekte, arama esnasında bireyin zaman kaybına ve sıkılmasına neden olmaktadır. Böylece hem bizim hem de bireyin amacına ulaşması gecikmektedir. Bu nedenle sosyal medyada yayınlayacağımız mesajların direkt olarak ilgili linklere yönlendirilmesi, eğer ilgili bir link yoksa sitemizde uygun bir konu başlığı ile oluşturulması önem taşımaktadır.
  •  Arama Motorlarına Yansıyan Sonuç: Sosyal medyadaki iletişimimiz ve paylaşımlarımız web sitemizin performansını artırıp arama motorlarında üst sıralarda çıkmasını sağlamaktadır. Bunun dışında şirket ismi le yapılan aramalarda ilk sayfayı kendimizle ilgili bilgilerle doldurmamıza yaramaktadır.
  • Olası Risklerin Önüne Geçmek – Kriz Yönetimi: Sosyal medyada yer almamak risklerin önüne geçtiğimiz anlamına gelmemektedir, aksine biz yer almadığımızda arkamızdan yapılacak yorumlar cevapsız kalacak, bu da şirketimiz için kötü imaj oluşturacaktır. Diğer yandan karşılıklı iletişime geçmek ve bireylerin yorumlarına cevap vermek internet üzerindeki şirket veya marka imajımızı artıracaktır.
  • Rekabette Avantaj Sağlaması: Sosyal medya ortamında bulunup yeni projeler üreten ve yürüten şirketler internet ortamında rakiplerine göre daha fazla avantajlı olmaktadır.

Siz de avantajlı duruma geçkem isterseniz sayfamızdan sizin için neler yapabileceğimize bakabilirsiniz.

 

Zeynep Balkanlı

Stratejik Planlama 1 - Amaç ve hedefin farkı nedir?

Stratejik Planlama üzerinde çalışırken vizyon mu stratejik planlama çalışmasından çıkar, stratejik planlama çalışması mı vizyondan çıkar ikileminde bir süre kaldıktan sonra vizyonun değerlerin tespitinden sonraki iki maddesini düşündüm; amaçlar ve hedefler.

Sonra yeni, başka bir dilin iki benzer anlamlı kelimesi gibi farklarını düşündüm.
Tam emin olamadım. Labirentte ilerlemeye devam ediyordum.

Amaç ve hedefin farkı nedir? diye önce düşündüm, sonra araştırmaya başladım. Birkaç makale okuduktan sonra şöyle bir tanımlama vardı. İnsanlara hedefin mi amacın mı son nokta olduğunu sorduğumda genelde hedef yanıtını alıyorum. Ki ben de düşününce hedef demiştim. Ofiste bu soruyu yönelttiğim başka insanlardan da aynı yanıtı almak rahatlatıcı gibi görünse de düşündürücüydü. Yanlış bilinen doğrular kitabım geldi aklıma.

Oysaki amaç son nokta yani “Ne” sorusunun yanıtı olup, Hedef ise “Nasıl” sorusunun yanıtı idi. Nasılın içeriğini 5N1K (Ne, neden, nerede, ne zaman, nasıl, kiminle) ile oluşturmak da Stratejik Planlamayı içeriyordu.

Yani bunu bireysel ve kurumsal olarak “Şu konudaki Amacım ne?” diye düşünürsek;
3 ana hedefin olmalıydı.
1. Hedef, Amaca ulaşmak için hangi bilgilere ihtiyacın olduğunu bilmek.
2. Bu bilgileri nasıl uygulamaya geçireceğini bulmak
3. Sonuçları ölçüp kıyaslamak ve 1. aşamaya tekrar dönerek döngüye girmek.

Bu tespit sanki aradığım bir formülün yanıtı gibi tatmin edici geldi. Ve tabi hikaye yeni başlıyordu.

Burcu Aydoğan Altın
@metaybilisim

 

Web Sitesinden - Sosyal Medya Yönetimine; Başarılı Pazarlama ve İletişim Yöntemleri

Websitesi ve sosyal medya yönetimi

Bir web sitesinin içeriğini hazırlarken web tasarımı, tasarımın kendisi kadar içeriğiyle de bütünlük içinde olmalıdır. Genelde tasarımların içeriklerini müşterilerin kendisi hazırlar çünkü firmalarını ve neyi nasıl anlatmaları gerektiğini kendileri daha iyi bilmektedir.

Ancak tecrübeleri ekiplerin Dijital Medya Yönetimi başlığı altında ele aldığı işlemler, bir firmanın kendisinin ne olduğunu bildikten sonra nasıl ifade edeceği konusuna geçiş yaparak başlamaktadır. Bu doğrultuda hazırlanan içerikler ve sonrasında bu içerikleri içeren web sitesinin bulunması için yapılan reklam ve tanıtımlar da bu en başta kararlaştırılan ne, nasıl, neden, ne zaman, kiminle gibi soruların (4N1K) temeline dayanmaktadır.

Hazırlanan içerikler ister bir web sayfası, ister bir banner, ister bir slide, ister bir sosyal medya görseli olsun bütünlük içerisinde ve tek bir noktadan yine söz konusu firmanın tanıtımı ve pazarlaması için kullanılmalıdır.

Dijital Medya Yönetimi eski ve yeni pazarlama yöntemlerini kapsayarak MET-AY Bilişim Ltd.Şti. firmamızda ilkel beyine yönelik etkileşimleri ön planda tutarak yapmaya gayret etmekteyiz. :)

Konuyla alakalı Temel Aksoy'un "İnsanı Yöneten İlkel Beyindir" isimli yazısını okudum bugün.

3,5 sene önce yazılan bu makalenin Pazarlama ve İletişim konularında içerik hazırlayan ekiplerden siyasetçilere kadar önemli yöntemler içerdiğini düşünüyorum.
İnsanı Yöneten İlkel Beyindir başlıklı Makalenin tümünü burada bulabilirsiniz.

Kısaca bahsetmek gerekirse,

"Bir siyasi liderin ya da bir markanın, insanların sadece üst beyinlerine yani mantıklarına hitap ederek onları etkilemesi bilimsel olarak mümkün değildir. İnsan, önce ilkel beyninin süzgecinden geçen sonra da hem mantığını hem de duygularını tatmin eden çözümler arar. Bu nedenle konu ne olursa olsun, insanı ikna etmenin yolu, onun ilkel beynine hitap etmekten geçer. İnsanın ilkel beynine hitap etmeyen iletişim, boşuna yapılmış iletişimdir.

Patric Renvoise ilkel beyni etkilemek için altı anahtar olduğunu söyler:

1. İlkel beyin benmerkezcidir. Yalnızca hayati konularla ilgilenir. Kendisine yarar sağlamayacak şeylerle ilgilenmez. Gelen mesaj kendi çıkarıyla ilgili değilse, onun ilgisini çekmez.

Pazarlamada da, siyasette de, korkunun, eğlencenin, zevkin, keyfin, çıkar ve fırsat sunmanın çok geçerli ikna araçları olması, ilkel beynin bu yapısıyla ilgilidir.

2. İlkel beyin zıtlıklara duyarlıdır. İlkel beyin karar verirken bir standart arar. Bu nedenle ilkel beyin, zıtlıklar ve karşıtlıklardan anlar. Önce-sonra, riskli-güvenli, hızlı-yavaş, pahalı-ucuz gibi zıtlıklar, ilkel beynin karar vermesini kolaylaştırır. Tarafsız ifadeler, genellemeler, bilimsel açıklamalar, saptamalar, önermeler… ilkel beyin için bir anlam ifade etmez.

Beynimizin bu özelliği, siyasetçiler, pazarlamacılar ve iletişimciler için son derece yol göstericidir. Tüketiciye sunulacak her teklif, bu zıtlıklardan en az birini mutlaka taşımalıdır.

3. İlkel beyin somut veriye ihtiyaç duyar. Mantık ve mantığın ham maddesi olan sözcükler, üst beyin için değerlidir. Oysa ilkel beyin, kelimeleri işleme yeteneğine sahip olmadığı için soyut, karmaşık mesajları çözemez. Somut olmayan mesajları, ilkel beyin anlamaz.

İletişimcilerin yaptıkları en büyük hatalardan biri, hitap ettikleri kitlenin, kendileri gibi gelişmiş bir üst beyne sahip olduğu yanılgısına kapılmaktır. Oysa dünyanın her yerinde insanların çoğunluğu, üst beyinlerini çok az kullanırlar; kararlarının çoğunu, hiç düşünmeden ilkel beyinleriyle alırlar. Geniş kitleler soyuttan değil, somuttan anlarlar. Teorik açıklamalar, genel ifadeler yerine, somut öykülerin etkili olmasının nedeni budur. Her iletişimcinin hikaye tekniğini kullanması gerekir.

4. İlkel beyin her konuda başlangıç ve sona hassastır. İlkel beyin sürecin tamamında uyanık kalmaz; kendi enerjisini korumak üzerine programlıdır. Dikkati çok çabuk dağılır. Bu nedenle yapılan bütün iletişimlerde, en önemli bilginin başta verilmesi ve vurucu mesajın sonda tekrar edilmesi gerekir. İlkel beyin, enerjisini korumak amacıyla kendini sürekli dinlenmeye aldığı için, konunun başıyla sonu arasındaki süreyi, dikkati kapalı olarak geçirir.

İletişim yapan herkesin, insan beyninin bu özelliğini bilmesi gerekir. Ne dediğini baştan söylemeyen ve en sonunda mesajı net olarak tekrar etmeyen iletişimin etkisi çok zayıftır. Maalesef, çoğu iletişimci sanatsal kaygılarla, bu çok önemli gerçeği göz ardı eder ve yaptığı iletişimin etkisini kendi eliyle azaltır.

5. İlkel beyin görseldir. Yazıyı okuyup anlama yeteneği, insanlık tarihinde çok yeni bir olgudur. Üstelik okumak-düşünmek-anlamak-değerlendirmek-karar almak, uzun ve zahmetli bir süreçtir. İnsanların çoğu, bu kadar zahmete katlanmaz. Oysa bir görüntüyü algılayıp karar almak herkes için, çok kolay ve hızlıdır.

İnsanın gözüyle gördüğüne tepki vermesi, insanlık kadar eskidir. İlkel beyin, bir tehlikeyi ya da fırsatı anında fark eder ve ona göre davranır. Üst beynin gördüğünü anlaması için daha uzun bir süreye ihtiyaç vardır.

İnsan, aldığı kararlarının çoğunu ilkel beyniyle alır. Üst beyin ise daha sonra, ilkel beynin aldığı kararı gerekçelendirir, anlamlandırır, dile döker. Pazar araştırmalarının da siyasi araştırmaların da zorluğu, insan beyninin bu özelliğinden kaynaklanır. İnsan kendisinin bile tam olarak farkında olmadığı nedenlerle karar alır ama kendisine sorulan her soruya mantıklı bir cevap vermek ister. Bu nedenle araştırmalar, çoğu zaman gerçekle örtüşmeyen “yapay bulgular” içerir.

6. İlkel beyin duygusaldır. İnsanın bir konuyu hafızasına alması ve onu unutmaması, o anı yaşarken ne kadar duygulandığına bağlıdır. Eğer insan hiç bir duygu yaşamamışsa, yaşadığı anı hatırlaması mümkün değildir. Tersine çok yoğun bir duygu yaşamışsa o anı hiç unutmaz. İnsanın sevgilisi ya da eşiyle ilk öpüşmesini ya da çok korktuğu (deprem gibi) bir olayı hiç unutmaması bu nedenledir.

Hangi konuda olursa olsun, eğer iletişim insanın duygularına hitap etmezse, o iletişimin etkisi yoktur. Etkili olması için iletişimin, mutlaka sevinç, hüzün, şaşkınlık, korku, tiksinme ya da kızgınlık gibi duygulara hitap etmesi şarttır. (Sadece mantığa yani üst beyine hitap eden bir iletişim, iletişim değildir. Böyle bir iletişim, bilimsel bir metin olabilir ama onun da hedef kitlesi, zaten sadece üst beyinlerini kullanan sınırlı sayıda bilim insanıdır.)

İnsanları ikna etmek, her ne yaparsak yapalım, işimizin ayrılmaz bir parçasıdır. İnsanları ikna etmenin yolu da, onların ilkel beyinlerine hitap etmektir. Doğruyu söylemek yetmez; başarmak isteyen herkes, insanın ilkel beynin nasıl çalıştığını anlamak zorundadır.

İnsanın ilkel beynini anlayan iletişimciler, etkili iletişim yapmanın sırrına vakıf olurlar."

Burcu Aydoğan Altın
@metaybilisim

Ziyaretçilerin güvenini nasıl kazanırsınız?

Ziyaretçilerin satın alma işlemi yapmaması için tek neden fiyat değildir, asıl neden güvendir.

Bu konuda yapılan çeşitli anketler ziyaretçilerin %70'inin güven eksikliğinden siparişlerini tamamlamadıklarını gösterir.
Mağazada alışveriş yaparken ürünleri satın almadan görebilirsiniz. Üzerinize olacak mı diye endişelenmezsiniz çünkü deneyebilirsiniz. Kalitesi konusunda endişe etmezsiniz, ellerinizle dokunabilir, koklayabilirsiniz.
Kısaca mağazada ürünü görüp anlayabilirsiniz bu sayede mağaza ve ürünleri hakkında kendi tecrübenizle birçok fikre sahip olabilir, mağazaya güvenirsiniz. Bu güveni sanal mağazada oluşturmak kolay değildir.

E-ticaret markalarının ziyaretçilerinin sanal mağazalarına güvenmelerini sağlamak için ziyaretçilerin satın alma aşamasına kadar mağaza hakkında oluşabilecek yargılarını anlamaları gereklidir.
MKredi Kartı ile alışverişağazaya ilk girişte ziyaretçilerin e-ticaret sitesine güvenmesini sağlayan faktörler satın alma aşamasında değişebilir.

Müşterinin Güveni Nasıl Ölçülür?

kredi karti ile alisverisAnlamış olduk ki size güvenen ziyaretçilerin sitenizden sipariş verme ihtimali daha yüksek. Güven soyut bir kavram olduğu için bunu ölçmek yıllar süren araştırmalar sonucu bize biraz fikir vermiştir.

Müşterinin güvenini oluşturan binlerce sebep vardır. Sitenin profesyonel tasarımı, sitenin güvenli olduğunu anlatan mühürler, müşteri yorumları ve ürün resimleri vb.

Müşterilerin sizi tutması çok önemlidir. Birden fazla kez dönüş yapan müşteriler bir süre sonra sitenizin avukatı gibi size daha fazla müşteri getirecektir. Bunun için de ilk girişlerinde güven vermeniz çok önemlidir.

Güven Konusuna Detaylı Bakış
Yüzde 60 ile 80 arası ziyaretçi siteye yeni giriyor olsun. Özel bir üniversite tarafından yapılan araştırmaya göre; Ziyaretçilerin sadece ortalama yüzde 2.5'i siteye tekrar dönüş yapar. Bir kullanıcının siteniz hakkında fikir sahibi olması sadece 2.6 saniye sürer. Kullanıcıyı bir kez kaybettiniz mi geri kazanma ihtimaliniz oldukça düşüktür.

İlk izlenimde 3 faktör etkilidir; Profesyonel tasarım, olumlu kullanıcı yorumları, hızlı yüklenen sayfa. Bunun dışında mobile uyumluluk ve alan adının Google üzerindeki itibarı da önemlidir. Tasarımın dışında resimler, fontlar, uygun renk seçimi ve sitenin genel yapısı da önem taşır. Kullanıcı yorumlarının gösterimi, kullanıcı etkileşimi yapılması da güven oluşturan etkenlerdendir.

Güven kazanmak çok kolay değildir ve bu unsurlara dikkat ederseniz e-ticaret sitenize güven duyan, böylece alışveriş yapmak için daha fazla müşteri edinebilirsiniz.

Yukarıda belirtilen faktörlerden Profesyonel tasarım ve mobil uyumluluk sitenizin altyapısını hazırlayan firmanın görevidir.  www.metayeticaret.com sitesinde detaylarını inceleyebileceğiniz MET-AY E-ticaret Yazılımları ile güven oluşturan bir site oluşturabilirsiniz. Geriye kalan sitenin yönetimi sizin elinizde olup yine yönlendirmelerimizle beraber hızlı ve etkili sonuçlar elde edebiliriz.

E-Ticaret sitenizi açtınız, peki onu sosyal medyada nasıl tanıtacaksınız?

Eticaret sitenizi açtınız, peki onu sosyal medyada nasıl tanıtacaksınız?

E-Ticaret sitenizi açtınız, peki onu sosyal medyada nasıl tanıtacaksınız?

Reklam vermek dışında sayfanızın beğeni sayısını artırmak için neler yapmalısınız?

Sayfanızı müşterilerinizle iletişim kurabileceğiniz bir araç olarak düşünmelisiniz. Sizin paylaşımlarınızı beğenen veya yorum yapan kişiler de sizin adınıza aynı şekilde kendi arkadaşlarına yayınlamaktadır. Bu zincirleme böylece sürüp devam eder.

Bu anlamda sosyal medyanın gücü küçümsenemez.

Yapılan araştırmalar yazılardan çok resimlerin daha fazla ilgi geçip beğenildiğini göstermektedir.

Takipçilerinizin aktif olması da bu zinciri devam ettirmek için önemlidir. Onları aktif tutabilmek için yorum yapabilecekleri sorular, anketler hazırlayabilir, yarışmalar yapabilirsiniz.

Konunun direk sayfanızla alakalı olması da gerekmez. Örneğin o gün oynayacak önemli bir maçın galibini tahmin etmelerini isteyebilirsiniz.

Siz neleri beğenirsiniz nelere yorum yaparsınız bunu düşünerek bu doğrultuda paylaşımlar yapabilirsiniz. Önemli olan samimiyettir, gerisi kendiliğinden gelecektir.

Bir sayfa ne kadar aktif olur ve ne kadar ilginç paylaşımlarda bulunursa o kadar takipçisi olacaktır. Her takipçi de sizin için potansiyel bir müşteri demektir.

MET-AY E-Ticaret Yazılımları

www.metayeticaret.com